Herşey forumlarda gezinirken Metallica'nın yeniden Türkiye'ye geleceğini okumamla başladı.Tabi bu sadece bir yazıydı yani doğrulanmışlığı yoktu.Bu işin peşinden gittim, sürekli takip ettim ve Lars'ın 'gelecek yaz Türk dostlarımzın birasını içmeye gidicez' lafı ile havalara uçtum.Daha sonra Metallica.com'da da görünce hemen bilet çalışmalarına başladım.
Tabi öss yılı olduğu için baya zorlandım.İstanbul'da bir tanıdığıma söyledim o bilet araştırdı en sonunda bir tane zor da olsa bilet buldu.Öss'den bir gün önce biletim elime geçti (Adana'ya özel kargo ile getirttim) ve onun gazıyla sınav da çıktı aradan.26 temmuz sabahı öss tercihlerimi yaptım akşam yola çıktım.Hiç unutamayacağım anıların başlangıcı mola yerinde gerçekleşti.Sabah 6 gibi Bolu yakınlarında bir yerde mola verdik.Ben de dışarda oturuyordum.Konya'dan İstanbul'a giden bir otobüs yanaştı.Benim de tam karşımdan geldiği için görüş açım gayet netti.Otobüsün çoğu o korkunç yaratıklardı.Bilirsiniz çarşaflı kara yaratıklar.Yüzüklerinden efendisinden fırlamışlar gibi.Tam o sırada 14-15 yaşlarında bir kız Metallica t-shirtüyle o kalabalığı yararak aralarından geçti.O kıza resmen aşık oldum o an:) Biraz sohbet ettik tabi.Babası izin vermemiş ama internetten bilet bulmuş tüm parasını bilete vermiş ve babasından habersiz kaçıp konsere gelmiş.Şimdi bu kıza saygı duymayan bir insan varsa yazının geri kalanını okumasın.
İstanbul'a varmıştım.Beni karşılayan tanıdıkla beraber biraz gezdik tabi heyecan had safhada.Bir de Ali Sami Yem mabedini ilk kez görecek olmanın verdiği heyecan var.Stad çevresindeki kalabalığı gördükçe mutlu oldum.Bilirsiniz onbinlerce insan sizin gibi tek bir amaçla oraya gelmişti.Konserin başlama saati 21.00'dı.Ben 6 sularında stada girdim.Ben girdiğimde Pentagram yardırıyordu.Hem 'Bir' şarkısını.Yerimde hopladım,zıpladım:) Tabi bu sırada ilginç şeylere de rastlıyordum.Mesela, 40 yaşlarında bir anne 17-18 yaşlarındaki oğlu ile gelmişti.Ben annenin çocuğa eşlik ettiğini sanıyordum fakat çocuk annesine eşlik ediyormuş.Anne tam bir Metallica hastasıymış.60 yaşlarında bir Alman çift vardı.89. metallica konserlerine gelmişler.Kendilerine yeni aile arayanlara tavsiye ediyorum.
Pentagram'dan sonra sahneye Down çıktı.Nasıldı diye soracak olursanız, bilmiyorum derim.Çünkü oradaki hiçbir insan Down'ı sallamadı aksine saha içindeki herkes bira standları önünde uzun kuyruklar oluşturdular.Bunu farkeden Down solisti tüm seyircilere elleri havaya kaldırmaya ilgili güzel sözler içeren bir cümle kurdu:) Down da sahneden inince herkes Metallica'yı beklemeye başladı.Tabi Türk olduğumuz için tezahürat yapmak,stadın hakkını vermek genlerimizde var.Metallica için üçlü bile çekildi düşünün gerisini.Ha ben bağırmadım mı bağırdım tabi tribün çocuğu kimliğimi bilirsiniz sonuna kadar ortaya koydum o ayrı da olsun hani Lars bunu görse ve 'Bu Türkleri seviyorum arkadaş içtikçe bana deli raporu aldığım günleri hatırlatıyor' derse kimse kızmasın ona.
Daha sonra sahneye bir çocuk çıktı Metallica'nın birazdan bizimle olacağını söyledi.Yaklaşık yarım saatlik bir beklemenin ardından klasik 'The Ecstasy of Gold' başlangıcı ve ardından 'Creeping Death' ile efsane 2 saat başladı.One şarkısında patlatılan bombalar, alev şovları, Nothing Else Matters'ı 40000 kişinin tek ağızdan söylemesi, Fade To Black'te yanımda Trabzon'dan gelen çocuğun kendini kaybetmesi, James'in parmak çovu (merak edenler youtube'dan izleyebilir) Sad But True sırasında headbang yapmaya çalışan iki tane 15 yaşındaki sarhoş kızın tribünlerden aşağı yuvarlanması... Daha bunun gibi birçok şeye şahit oldum.Bir de Haydar'a konser boyunca telefonda şarkı dinlettim.Bu yüzden Master of Puppets'da James yerine Haydar'ın huuuuuuu haykırışlarını duydum:)
Aslında o anları burada anlatmaya çalışmak basit bir çabadan öteye gidemez çünkü o konserde olmak, o anları yaşamak bambaşka bir şey.Adana'ya dönerken hala konserin etkisindeydim.O anları adeta yeniden yaşıyordum.Bu yazıyı yazarken bile o güne geri döndüm:)
Yazın bu anları tekrardan yaşayacak olmanın verdiği hazı tarif edemem.Sadece hayal edebiliyorum.Sahne kararacak sonra mavi bir ışık bateriye doğru vuracak o an Lars birasını kaldıracak ve işte o sırada efsane anlar başlayacak James koşarak sahneye gelecek, Kirk ve Rob'un da katılımıyla Metallica Türk dostlarının karşısına yeniden çıkacak.
Benim için bu festivalin diğer bir heyecan veren tarafı ise 'melo' ile gidecek olmak.Yıllar önce Metallica'yı sevdirdiğim insanla şimdi bağıra bağıra 'one' söylemek... Yine heyecanlandım!
Artık geri sayıma geçtik, bekliyoruz.2 sene önceki konseri kaçıranlar bari bunu kaçırmasın.Adamlar iki kere gelmiş sen de tutup da 'ya yine gidemiyorum abi' diyorsan bırak abi Metallica'yı.Bu kadar basit!
1983'ten başlayan ve günümüze kadar gelen bir yolculuk... 27.yılını kutlayan bir efsane ve müziğin ne olduğunu bize anlatan bir grup.Son olarak şunu söylemek istiyorum: Cliff sizinle gurur duyuyor!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder